Otantik, Arnavut kaldırımlı sokakları ve sıcak güneş ışığıyla yıkanan bir Akdeniz kasabasında, hayatı kitaplar ve felsefe üzerine kurulu 35 yaşlarındaki İtalyan kökenli öğretmenimiz kendi sakin dünyasında yaşamaktadır. Aynı kasabanın başka bir köşesinde, 28 yaşındaki hukuk öğrencisi genç kadın, kütüphane rafları ve fotoğraf makinesinin vizörü arasından dünyaya farklı bir ritimle bakmaktadır. Bir pazar günü, felsefe öğretmeninin bozulan bisikleti, bu iki paralel çizgiyi kesiştirir. Genç kadının vizöründen habersizce kadraja giren adam, yorgunluğunu kızın gözlerinde unutur. Bu tesadüfi tanışma, adamın sakin dünyasında fırtınalar koparır. Felsefe öğretmeni artık sınıfta, sokakta, bisiklet üzerinde sadece o anı düşünmektedir. Mantığını kaybedip duygularına yenilen adam, kızı kütüphanede bulur. Birlikte geçirilen hafta sonu, sinema salonunun loş ışığı altındaki sohbetler, adamın içindeki "bu bir rüya ve uyanacağım" korkusunu büyütür. Genç kadının mezuniyet günü gelip çattığında, adamın içindeki kaybetme korkusu zirveye ulaşır. Kızın kasabadan ayrılma ihtimali, onu hayatının en cesur kararını almaya iter. Üniversite önündeki kalabalığın ortasında, mezuniyet cübbesiyle bekleyen kızın önünde diz çöker. Kalabalığın ritmik alkışları eşliğinde havaya fırlatılan bir mezuniyet kepi, "evet" çığlığıyla birlikte hikayeyi kusursuz bir tepe noktasında ölümsüzleştirir. @rhythmportvevo @rhythmport #adinibilmedigimsevda